İşin içinden sıyrılan garip adamlar...
Tolga Giray, belki de hiç bu kadar endişeli olmamıştı. Çünkü temkinli yaklaştığı Serbest Adalar Birliği, kağanın bütün uğraşlarına ve kurnazlıklarına rağmen hiçbir iç karışıklık ortaya çıkmadan Lord Tanzin'i büyükelçiliğe atamışlardı. Bu, elbette Tolga Giray'ı o kadar çok üzen bir durum değildi. Bir tek Tanzin'in herşeye burnunu sokan, kibirli tavrından rahatsızlık duyuyordu o kadar. Ancak halkından nicesini kaybettiği Aqyar'daki o kötü yaratık Serbest Adalar Birliği'ne zarar vermiyordu. Hatta ve hatta sanki onlara itaat ediyordu. Tolga Giray kimse ölsün istemezdi. Ama bu işteki terslik dikkatini çekmişti. Aklındaki şüpheler onu çıldırtmaya yeterdi. Aqyar'a yerleşen bu adamlar, hadlerinden fazla genişleyerek Tatar Yurdu'nun sınırlarını bozmuşlardı. Yani oradaki o yaratık, Serbest Adalar Birliği'ne hiçbir zarar vermemişken çok işine yaramıştı. Artık şüpheler yerini eminliğe bırakıyordu. O yaratığı ya Serbest Adalar Birliği salmıştı üzerlerine, ya da o yaratıkla arkadaşça ilişkiler içerisindeydiler.
Tolga Giray, tüm bu düşünceler içindeyken tahtından kalktı ve çekik kaşları daha da çekik görünen o gün Lord Tanzin'in şehrin kapısına çok yakın elçiliğine gitti. Güney kapısının hemen çıkışında bulunuyordu elçilik. Adalar'daki diğer evlere benziyordu. Ama Tolga Giray hiç adalara gitmediğindene bu benzerlik ilgisini çekmemişti. Çalma gereği duymadan açık olan kapıdan içeri girdi. Ancak Lord Tanzin'in odası Tatar töresine göre Serbest Adalar Birliği toprağı sayıldığı için kapıyı çalmadan girerek saygısızlık etmek istemedi.
Esenlikler Lord Tanzin.
Buyrun Tolga Kağan. diyen Tanzin'in şivesi gülünçtü. Tatarcayı yeni öğrendiğini belli etmek ister gibiydi sanki.
Böyle bir istekle gelmek istemezdim ancak biliyorsunuz, Aqyar'ın iki tarafında da Tatar toprakları var. Ve bizim töremizin en üst kuralı toprak bütünlüğüdür. Derken keskin yüz hatları daha da keskinleşmişti Tolga Giray'ın. Bu konuda duyduğu rahatsızlığı hissettirmek istiyordu.
Anlıyorum Tolga Kağan. diye yanıt verdi Lord Tanzin.
İşin kısası, Aqyar'ın kuzeyindeki toprakları bırakmak, kuzeyde sizin koruduğunuz, bizim temsilcilerimizin bulunduğu ve geçişin serbest olduğu bir köprü kurmak, ya da bölgeyi bizimle birlikte yönetmek seçenekleri arasından bir seçim yapmanızı diliyorum.
İyi ve Kötü, ikisi bir arada...
Aybahar Hatun, bir kez daha gebe kalmıştı ancak bu sefer getireceği evlat kız olacaktı. Tatar adetlerinde genelde han kızları başka ülkelerin hükümdarlarına ya da kraliyet ailesine hediye olarak yollanmaz, bir mensup olarak katılırlardı. Çünkü Tatar geleneklerinde erkeğin kadından aşağı seviyede olması evlenmeyi engelleyen bir durumdu. Bu yüzden han kızından yüksekte bir tek Kağan ve eşi olduğundan dolayı yabancı ülkelerin onlarla eş seviyedeki prensleriyle evlendirilirlerdi. Kız çocuklarına isimlerini anneleri verirdi. Aybahar Hatun, "Yasemin" isminin uygun olduğunu düşünerek bu ismi verdi kızına. Kızı laleler kadar asil, güller kadar güzeldi bu yüzden de ona yaseminler gibi hayatta şanslı olmasını dileyerek vermişti bu ismi.
Sık sık gemi seyahatleri yaparak Tascuno'ya giden Yasemin, orada Kral Pollux'un oğlu Iason ile tanıştı ve aşık oldular. Tolga Giray'in ve Kral Pollux'un izni ile evlendiler. [ÖZEL OLAY] Düğünleri Argo'da muhteşem bir düğündü. Yarışmaların yarısını Tatarlar, yarısını Akhalar kazandı. Kazananlara hediyeler verildi, Börük Ata nikahlarını kıydı. Ancak düğünün o büyük ihtişamı ve muhteşemliği karşısında bile alınan haberin üzücülüğü bunu bastırıvermişti. İyi ilişkiler kurdukları Ilyth ve Almoria Krallıkları, savaşta taraf değiştirerek Akhalara saldırmış, böylece ne kadar hain olduklarını göstermişlerdi. Hainler cezasız, mazlumlar yardımsız kalmamalıydı.
Bir kez daha ötsün borular ve çalınsın savaş türküleri sazlarda!
Bahçesaray'dan yurdun dört bir yanına haber salındı. Demir ocaklarında bir kez daha umutla çekiçler kızgın demirle buluşuyordu. Zırhlar, cübbeler ve dahası toplanıyordu. Eğri oklar düzeltiliyordu, ipi kopan yayların ipi takılıyordu. Büyücüler bile telaş içindeydi, oradan oraya koşuşturup büyü yapmaları için gerekli malzemeleri, kurbağa bacaklarını, yarasa kanatlarını ufak çantalara sihirli yollarla sığdırıyorlardı. Kimisi birkaç büyüsünü deniyordu. Tapıcılar adaklar adıyor, Tanrı'ya yaktıkları ateşi daha canlı gördükçe seviniyorlardı. İbadete ayırdıkları süreleri iki katına çıkarmışlardı. Sokaklarda oynayan çocuklar bile evlerinden az çıkar olmuştu. Sokaktaki karmaşaya karışmak istemeyenler de vardı, gönüllü olarak asker olmak isteyenler de. Ufak bir kısmı okçuluğa, geri kalanları savaşçılığa atanmıştı. Son dönemlerde büyücülerin sayısının artması ve tankların geliştirilmesi de umut vericiydi.
Hansaray, daha hareketliydi ancak kimse kağanın kudreti altında ezilmemek için taht odasına girmiyor, herkes hazırlıkların en iyi şekilde yapılıp yapılmadığını kontrol ediyordu. O gün kağanın odasına kimse giremeyecek gibiydi ki ta Hansaray'dan Atakan'ın geldiği anlaşıldı. Yanında uygun sayıdaki askeriyle birlikte Bahçesaray'a gelen Atakan, askerlerini aşağıda bırakarak yılkısıyla birlikte Hansaray'a geldi. Lale Bahçesi'nin önünde yılkıdan inip yürüyerek devam etti. Herşeyin durduğu o an, şaşkın bakışlar altında Atakan taht odasının koca kapısını açtı. Kralın tam karşısına geçti ve diz çöktü: "Emrinizdeyim Kağanım, Buyruk sizindir!"
Tam bu sırada Hansaray'da bile hissedildi sesler. Makinelerin dişlilerinin ve yerle çarpmasının çıkardığı sesle Bahçesaray'ı doldurmuştu. Tankların çıkardığı bu sesler halkı sevindirir ve güven içinde hissettirirken bu sefer Hansaray'da doğru giden Bogukay'dı. Muhtemelen Atakan'dan daha büyük bir orduyla gelmekten şeref duyarak Kağan'ın önünde diz çöktü. Aslında daha sonra Akay da gelip diz çöktü, hatta Künhan Bey de geldi ama geri döndü. Börük Ata bile gelmişti ama diz çökmemişti. Böyle bir vakitte bir hükümdarın görmek isteyeceği en mükemmel şeydi bu.
___________________
- 5x Büyü Okulu (Kaos-Güneş-Toprak-Hava-Boyutsal) 50 Gelişim 50 Üretim
- 5x Kaynak Keşfi (Börük Ata) 5 Üretim
- Büyü Okuluna Katkı (Ruh) 10 Üretim
- Büyücü Üretimi (520) (Atakan) 56 Askeri
- Asker Üretimi (1430 Savaşçı) (Atakan) 11 Askeri
- Populasyon Artırmak x5 (2500) 5 Gelişim
Dilek: Büyü Denemelerinde Başarı Şansı
Dilek: Kaynakların Azalmaması
Büyü Denemesi: Ateş Yağmuru
Büyü Denemesi: Ruh Üçgeni
Büyü Denemesi: Boyutsal Karmaşa
Büyü Denemesi: Şehir Kavurma
Büyü Denemesi: İsyancılar
Büyü Denemesi: Taş Yağmuru
Büyü Denemesi: Deprem
Büyü Denemesi: Kasırga
Büyü: Hiçin Kullanımı
