Bir elçi daha...
Bahçesaray'a gelen Serbest Adalar Birliği elçisi, Hansaray kapılarından adap öğrenmiş gibi başını eğerek ve ağır ağır geçerek Tolga Giray Kağan'ın şüpheci bakışları altında eteğini öptükten sonra diz vurdu. Bu elçi olduğunun göstergesiydi ama kralın adına konuşacağı için ayağa kalktı. Tatarcası ve kendi dillerinde olanı bulunan iki parşomen uzattı Tolga Giray Kağan'a ve konuştu:
Aqyar harabelerini kullanmamız karşılığında serbest geçiş hakkı tanıyoruz.
Tolga Giray, elindeki parşömeni incelerken Şu yaratıkla biraz da korsanlar uğraşsın. diye düşündü. Kağıt ile birlikte yeni yaptırtmış olduğu çalışma masasına yöneldi. Orada yabancı ve yerli tüccarların verdiği bilgilerle çizdiği harita üstünden Aqyar harabelerine mavi bir iz koyduktan sonra mührünü kağıda bastı. Daha sonra da bir mektup yazarak Kardeş Lordlar Meclisi'ne ulaştırılmasını söyledi. Tolga Giray, belli etmeden de olsa Adalar'ı biraz karıştırarak kazanç sağlayabileceğini düşünüyordu.
Tolga Giray Kağan'dan Kardeş Lordlar Meclisi'ne
Güçlü ticaret ortağımız Serbest Adalar Birliği'nin yöneticileri, siz de kabul edin ki Mistanza'da ben, Bahçesaray'da siz bir elçilik açın. Böylece kuvvetlenmesini istediğimiz bağlarımız kuvvetlenir, ilişkilerimizi daha kolay devam ettiririz. Siz aranızda bir lider ya da temsilci belirleyin ki ben işlerimi onun elçisiyle halledeyim, o da Tatar Kağanı'nın elçisiyle görüşsün.
...
Tatar Tolga Giray Kağan
Bahçesaray'dan ayrılan başka bir elçi...
100 Tank ve başlarında Taskun, Bahçesaray'dan ayrılıyordu. Eski Aqyarlı, yeni Akayiyeli Taskun, bir süredir Akay Şad'ın danışmanıydı. Ona halkla ilgili işlerde çok yardım etmişti Taskun, ve şimdi belki de bir ödül olarak çok önemli bir göreve sahipti. 100 Tank ve 500 kişi ile birlikte Selene Medeniyeti'ne gidecek, orada Kral Pollux'tan da izin alarak sınırların korunmasına yardımcı olacaktı. Bahçesaray'dan ayrıldıklarında vakit geceydi. Hızlı yol alarak kolay bir yolculukla Akayiye'ye vardılar. Orada mallarına gemilerine yükledikten sonra güneş ışığı altında yolculuğa çıktılar. Bu elçinin geleceğinden haberdar olan Selene gemileri, bir yerden sonra onlara refakat etmeye başladılar.
Ocaklar...
Bahçesaray'daki İlmiye Ocakları ve Askeriye Ocakları, birlikte çalışarak yeni bir silah bulmuşlardı. İnsan boyuyla hemen hemen aynı olan bu silah, atıldığı yerde büyük yangınlara neden oluyordu. Bu silah denenmemişti, denenmesi gaddarlıktı, denenmesi zalimlikti, denenmesi bir çok insanın ölümüne yol açacaktı. Ufak çaptaki denemeler silahın yıkıcılığını doğruluyordu ancak gerektiğinde silaha güvenebileceklerini nereden öğreneceklerdi? Bu yüzden ne olursa olsun bu silah denenmeliydi.
Börük'ün Rüyası...
Börük Ata, şaman olduğu için rüyaları çok iyi yorumlardı, dedikleri çıkardı. Ama son gördüğü rüyayı neye yorumlaması gerektiğine bir türlü karar veremiyordu. Uzun bir süre de kendisi düşünmüştü bu rüyanın anlamını. Akay'ın yaşlanıp elindeki kılıcı suya karşı tutması ve suyun köpürmesi... Bunu herhangi bir anlama yormak zor değildi, ancak o kadar çok yere uzatılabilirdi ki bu! Börük defalarca kez yorumlamaya çalıştı, ama ruhlar ona hepsinin yanlış olduğunu söylüyordu. O da inadını kırmak zorunda kaldı.
Bir gecenin karanlığı altına gizlenen şaman, o gün Bahçesaray'dan ayrılanlar kervanına katıldı. Yaşlı şaman, üstünde her zaman giydiği giysiler, elinde her zaman tuttuğu asa ile yine her zamanki gibi gece Bahçesaray'da olmayacaktı. Bu gece sanki kaderin ağları örülsün diye uzatılmış gibiydi. Sabaha kadar anca yürünecek yolu aştı Börük, ve kendini Aqyar'ın sularında buldu. Rüzgarla hızlı akan su ve uzaktaki Aqyar harabeleri Börük için hiçbir şey ifade etmiyordu. Kötü ruhların dolaştığı Aqyar harabeleri, demek ki en baştan terkedilmeliydi.
Börük, mecbur kalmasa gitmezdi ama yeryüzündeki en büyük rüya yorumcusuna gitmek kaderinde vardı. Bu rüyayı yorumlamak, Bitmeyen Hikayeler'in bir kısmını öğrenmekti. Ve Börük'ün kalbi belki de ilk defa bu kadar heyecanla atıyordu. En büyük rüya yorumcusu Yılkı Kraliçesi, Börük'ü bekliyordu. Börük de karşı koyamadı ve ormanın kadın efendisinin yanında buldu kendini.
________________________
- Araştırma: Soğuk Savaş -5 Gelişim -5 Üretim -5 Askeri
- Araştırma: Füzeler -15 Gelişim -15 Üretim -15 Askeri
- 5x Kaynak Keşfi (Börük Ata) -5 Üretim
- Büyü Okulu Kurmak (Ölüm) -10 Gelişim -10 Üretim -10 Askeri
- 4x (520) Tank (Atakan) -36 Askeri
- 5x Şehir Kurmak -5 Gelişim -20 Üretim
- 11x Populasyon Artırmak -10 Gelişim
- Lider Üretimi: Taskun (Büyümeci)
DİPLOMASİ
Elu'nun kabul edeceği, çok fazla tehlikede olmayan bir yerde şehir kurmak istiyorum onun sınırlarında. Şehir onun sınırları içinde kalacak ve iki hükümdara da bağlı olacak. Anlaşmanın şartları şunlar:
- Şehir limanında iki ülke de gemi bulundurabilir.
- Taskun ya da şehrin başka bir lideri, iki kralın da izni olmadan hareket edemez.
- Şehrin vergileri şehrin liderine aittir.
- Şehrin ticaret geliri Tatar Hanlığı'na aittir.
- Şehirde iki ülkenin tüccarlarına ticaret ve hukuk alanlarında ayrıcalık tanınacaktır.
- Eğer istenirse şehre 2 ile 40 kişi arasında bir denetleme komisyonu kurulabilir. Bu komisyonun yarısı Tatar, yarısı Selene olacaktır.
- İki ülke başkentlerinde elçilik kuracak, böylece daha kolay haberleşecektir.
Elçiler bir kişi adına konuşacaklarından aralarından birini bu iş için seçmeliler.
NÜFUS DAĞITIMI
Yeni kurulan her şehir +500
Bahçesaray +780
Ötegen +500
Aqmescit +500
Bozyurt +100
Arasan +100
Bolmaqa +250
Yeniyurt +250
520'si Tank üretimine gitti. Tanklar 100'er 100'er yeni şehirlere. 100 tanesi Tascuno'ya gidecek, 20si de Atil'e eklensin.
Dilek: Populasyon artırımından gelen isyan ihtimalinin düşmesi.
Dilek: Kaynakların azalmaması
Büyü Denemesi: Görünmeyen Duvarlar
Büyü Denemesi: Kapanan Güneş
Büyü Denemesi: Karanlık Fısıltılar
Şehirlerin Konumları


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder